Doğa - İnsan İlişkisi

DOĞA NEDEN İYİLEŞTİRİR?

Gün batımını izlemek, ormanda bir patikada koşmak ya da dağlara bakmak... Doğada vakit geçirmek, daha yoğun bir ifadeyle doğayla hemhal olmak, bu konu empirik araştırmalara konu olmadan çok daha önce insanların rahatlama ve dinlenme yöntemi olmuştur. Bu genel anlayış doğanın yaşamımızdaki değerli rolünü gösterir. Doğa zihinsel yorgunluğumuzu gidermemize ve problem çözme yeteneğimizin artmasına yardımcı olur.

 

Bunaldığımızda ya da yaşam enerjimiz doruğa çıktığında neden doğaya koştuğumuz hakkında farklı teoriler vardır. Kimi düşünürler, neden doğanın insana iyi geldiğini açıklarken kültüre başvururlar. Onlara göre doğaya bu derece olumlu tepki vermemizin sebebi bizim kültürel öğrenim tarihimizdir. Ancak bu bakış açısının açıklayamadığı çok önemli bir husus var: doğaya karşı eğilim hemen hemen evrenseldir, yeşilin ve suyun insanlar üzerindeki etkisi kültürler arası büyük benzerlik taşır. Evrimsel teori bize, bu evrenselliği de açıklamayı amaçlayan farklı bir perspektif sunar. Buna göre doğa çok eskiden, tarih öncesi insanlar olarak yaşam kaynağımızdı ve insanlık doğa içinde gelişti ve biz yüzden doğaya meyilliyiz. Biophilia hipotezi de ona yakın savlar ileri sürer ve tarih öncesi çağlardan itibaren insanlığın diğer canlılara karşı hassasiyet ve ihtiyaç geliştirdiğini söyler.

 

Dikkat Restorasyonu Teorisi

 

Yukarıda bahsettiğimiz teoriler doğayı genel olarak ele alıyor. Bunula birlikte, insanın doğaya tepkisi daha spesifik psikolojik bir süreç olarak ele alan, özellikle doğanın neden iyileştirici etkisi olduğunu araştıran iki teoriden daha bahsetmeliyiz. Dikkat Restorasyonu Teorisi (Attention Restoration Theory - ART), doğanın sağladığı bilişsel faydaları açıklayan teorilerden biridir. Kaplan, iki çeşit dikkat olduğunu söyler.

 

İlki, uzun süre odaklanma gerektiren ve dikkat dağıtacak şeyleri önemsemeyen doğrudan dikkattir ve zihinsel yorgunluğa yol açar. Mesela, iş yerindeki bir sorunu bireysel olarak çözmeye odaklanmak yoğun bir dikkat ve rahatsız edecek her şeyden uzaklaşmayı gerektirir. Bir şeye odaklanma ya da dikkat etme kapasitesi fazla yüklenmeden dolayı zamanla ruhsal yorgunluğa sebebiyet verir. İkinci dikkat sistemi odaklanmayı gerektirmez ve çabasız düşünme içerir.

 

ART’ye göre iyileştirici olan çevredir ve doğrudan dikkatin iyileşmesine yardımcı olur. Doğa, insanı istemsiz de olsa çeken büyüleyici niteliklere sahiptir. Günlük hayatta genellikle karşılaştığımız doğrudan dikkatin tersine istemdışı ilgi herhangi bir çaba gerektirmez. İnsan ruhunu ve zihnini yoran günlük yaşamın rutin akışına karşı doğanın, “uzaklaşma”, “büyülenme”, “uyum/ahenk” ve “uyumluluk” özellikleriyle üzerimizde yorgunluğu onarıcı bir etkisi vardır. Böylece doğa çaba harcanmayan dikkat için gerekli ortamı sağlar ve biz doğada adım adım yenileniriz.

 

ART bilişsel sürece vurgu yaparken, Psychoevolutionary teori (Psiko-evrim teorisi), doğa veya doğal manzaralar karşısında uyanan pozitif duyguların negatif duyguları ve düşünceleri bastırdığını iddia eder. Çünkü insanlar biyolojik olarak su, ağaç ve yeşil ortama olumlu karşılık verecek şekilde donatılmıştır. Farklılıkları olmakla birlikte her iki teori de dikkatin doğa tarafından çekilmesiyle gelen rahatlığa vurgu yapıyor. Ancak, insanın doğaya tepkisinin biyolojik yanına dikkat çekmekle beraber kültürel ve bireysel tarihimizden bağımsız olarak da ele almıyorlar.

 

Doğanın dikkatimizi toplamamızdaki rolüne özellikle odaklanan bir çok araştırma vardır. (Berman, Jonides & Kaplan, 2008; Kaplan & Berman, 2010). Doğa-insan ilişkisini inceleyen erken dönem araştırmaları insanların manzara tercihlerini ve doğanın faydalarının neler olduğunu incelerken, daha sonraki araştırmalar bu faydaların ölçülebilir olup olmadığını sorgulamaya başlar.

 

Doğa Şehire Karşı

 

Doğa kişinin dikkatini yenileyip artırırken, şehir bu kapasiteyi azaltır. Pozitif psikolojinin iş yerlerinde ve günlük hayatta ne kadar önemli olduğunu dikkate alırsak, doğanın problemlerimizi çözmeye yardımı olup olmadığını araştırmanın ne kadar önemli olduğunu anlarız.

 

Araştırmalar göstermiştir ki doğa şehre kıyasla çok daha büyük bir iyileştirici etkiye sahiptir. Bir araştırmaya göre doğada haftada bir saat duran yaşlıların dikkati hiç durmayanlara nispeten artmıştır. Bir diğer araştırmaya göre ise yaşam alanları doğaya bakan yetişkinlerin dikkat kapasite puanları daha yüksek çıkmıştır ve daha az agresiftirler. Bu ve çok daha fazla araştırma doğanın en iyi “iyileştirici” olduğunu gösterir. Doğanın sadece fotoğrafını görmek bile olumlu etki yaratır. Deneklere doğa ve şehir fotoğrafları gösterilen bir başka bilinen araştırmanın sonuçları gösterdi ki doğa fotoğrafına bakanların dikkati yükselirken şehir fotoğrafına bakanların dikkati azaldı.

 

Ancak, şehirleşmeyle birlikte insanın doğayla iletişimi azaldı ve günlerinin büyük oranını kapalı mekanlarda geçirmeye başladı. Bunun sonucu olarak da obezite, aşırı yorgunluk, stres ve zihinsel sorunlar arttı. Doğada geçirdiğimiz zamanı artırmak genellikle mümkün olmadığı göre, iş yerleri, okullar, hastaneler gibi mekanlarda doğanın fiziksel ve psikolojik faydalarını sağlayacak bir ortam nasıl oluşturabilieceğimiz önemli bir araştırma konusudur.

 

İç mekanda doğal malzeme kullanımının, ahşap eşya açısından zengin ortamların da doğaya benzer şekilde üzerimizde bir etkisi olup olmadığı araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Dışarıda doğada vakit geçirmenin sağlığa, daha iyi hissetmeye olan etkisi bilimsel araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Bu faydaları şu şekilde özetleyebiliriz:

 

  • Artan mutluluk ve özgüven
  • Bilişsel yeteneklerde artış
  • Kan basıncı, nabız, kolestrol ve stres oranında düşüş

 

Doğanın ve doğal ham maddeden üretilmiş eşyaların çevremizde olmasının fiziksel ve psikolojik etkilerini incelediğimiz yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

 

Kaynakça:

 

  1. Kaplan, S. (1995). The Restorative Benefits of Nature: Toward an Integrative Framework, Journal of Environmental Psychology
  2. Wood, Housing, Health, Humanity, Planet Ark 2015 Raporu
  3. Berman, M. G., Jonides, J. & Kaplan, S. (2008). The Cognitive Benefits of Interacting With Nature. 19, 1207–1212 .
  4. Kaplan, R., & Kaplan, S. (1989), The experience of nature: A psychological perspective. Cambridge University Press, Cambridge, UK.
  5. Anders, Q. N., & Bringslimark T., (2010). Is Interior Wood Use Psychologically Beneficial? A Review Of Psychological Responses Toward Wood, Wood and Fiber Science, 42(2).
  6. Kaplan, S., & Berman M. G., (2010). Directed Attention as a Common Resource for Executive Functioning and Self-Regulation. Perspectives on Psychological Science, 5(1):43-57.
  7. Akpınar, A., & Lafvermez, Y. E., (2006). Türk Bahçelerinin Restoratif Etkisinin Dikkat Restorasyonu Teorisi Kapsamında Değerlendirilmesi. (Conference Paper).
  8. Akpınar, A., & Cankurt, M., (2015). Türkiye’de Kişi Başına Düşen Yeşil Alan Miktarı ile Ölüm Oranı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 12(2).
DMCA.com Protection Status
Left Alışverişe Devam Edin
Siparişiniz

Alışveris Sepetinizde Henüz Bir Ürün Yok

★ Yorumlar

Müşteri Yorumları

50 yorum
88%
(44)
12%
(6)
0%
(0)
0%
(0)
0%
(0)
Ahşap nostaljidir, nostalji de iyi insan olabilmektir.

Ürün henüz bir arkadaşımda elime ulaşmadı fakat ürüne gelmeden önce, iletişim hattı görevlisinin göstermiş olduğu sıcak kanlı yardımseverlik ve samimi hizmet anlayışından dolayı markaya inanılmaz sempati duyduğumu belirtmek isterim.
Zaten durum böyleyken ürünün hatalı yada kusurlu gelebileceği insanın aklına bile gelmiyor.
Yolunuz açık, kazancınız bol ve daim olsun.

5/5

Ahşap Telefon Kılıfı - Touching The Stars

Stand masada kay1yor

Standin alt kisminda laptoplarda olduğu gibi kaydırmaz pedler olsa çok daha iyi olurdu, stand masamda sürekli kayiyor :(

5/5

Ürün çok güzel ve kaliteliydi rengi,dokusu, duruşu muhteşemdi. Teşekkür ederim.

İşçilik iyi, renk koyu

Renk beklediğimden biraz daha koyu çıktı. Ama işçilik harika.