Zımparanın Sırları - 3

Merhaba

Bugün, zımparalamanın incelikleri hakkında son bir kaç kelam daha edip konuyu kapatmayı düşünüyorum. Daha uzamasına gerek yok, hayat hızlı, paylaşacak çok fazla konu var.

Yaptığımız her işte olduğu gibi zımparada da neyi amaçladığımızı bilmenin, sonucun kalitesi üzerindeki etkisi büyüktür. Hatırlayalım, zımparanın amacı testere veya planya izlerini yok ederek pürüzsüz bir yüzey elde etmekti. Bunun için nerede durmak gerektiğini bilmenin önemine değinmiştim.


Gereğinden fazla zımparalamak, en az zımparayı erken bırakmak kadar yanlıştır. Bu yüzden ahşap kısa aralıklarla kontrol edilmeli, her kontrolden önce üzerindeki toz fırçalanmalı ve her bir zımpara bittiğinde tüm yüzeyin eşit pürüzsüzlükte olduğundan emin olunmalıdır. Böylece kontrol sadece son zımparaya bırakmamış olunur.


Sadece düz yüzeyleri zımparalamıyoruz, köşe ve kenarların zımparalanması da dikkat edilmesi gereken hususlardandır. Bu kısımlar yüzeyden daha fazla ilgi ister ve daha önemlidir. Yapılan işin kalitesi genelde bu noktalardan anlaşılır. Woodsaka’dan örnek verecek olursam, ahşap kılıflarımıza şık duruşunu veren başat unsurlardan biri de kenar ve köşe zımparasına azami özen gösterilmesidir. Yuvarlatılmış kenarların iPhone ahşap kılıflarımıza sağladığı kullanım rahatlığı da diğer bir önemli sonuçtur.


Çok büyük yüzeylerin elle zımparalanması her açıdan zordur. Elektrikli zımparalar da burada devreye girer. Onlar için de bir tüyo vereyim, makineyi ahşaba bastırmamak gerek. Üzerine daha çok basılınca daha iyi zımpara yapmaz, sadece daha derin ve düzensiz iz bırakır. Işiniz hızlanmaz, tekrar yapmak zorunda kalırsınız, uzar. Bu açıdan bakınca makinenin kendi ağırlığı nisbetince, yavaş yavaş zımparalamasına izin vermek bana daha makul göründü. Zımparayı ne fazla bastıralım, ne hızlı çok gidelim, bırakalım işi makine yapsın. Ayrıca, elle zımparada olduğu gibi, zımpara derecelerini sıralamaya aynı özeni burada da göstermeliyiz.


Son olarak ilginç bir gerçeği de vurgulamalıyım: kendimize yakın olanı daha çok zımparalarız. Bu konuda taraflıyız. Özellikle büyük parçalarda tüm alanı eşit zımparalamak için ürünün etrafında dolaşmak bu sorunu çözecektir.


Üçüncü bölümün sonunda zımparalamanın nede bu kadar önemli olduğunu kısaca hatırlayalım. Soru şu: Iyi bir zımparanın bize garantilediği nedir? Ilki eşit ve pürüzsüz bir yüzeydir. Uygun ve istenilen kalınlık ve düzlüktür. Ahşabın liflerinin atmasına karşı etkili bir önlemdir, riski minimuma indirir. Yüzeye yapışıp kalabilecek toz oranını en aza indirir. Masrafı azaltır, hem zımparalamada, hem de cilalama da. Ve zaman kaybı ve ekstra işten kurtarır.


Daha nice farklı konularda görüşmek üzere, iyi bi hafta sonu dilerim.


Fatma Elif

Yorum Yazın

Mesajınız Kontrol Edildikten Sonra Yayınlanacaktır.