Left Alışverişe Devam Et
Siparişiniz

Alışveris sepetinizde henüz bir ürün yok.

Renklerin İzi -2-

Renklerin İzi -2-

Merhaba,

Dışarıda sarı ve kırmızıların dansı devam ederken biz Woodsaka atölyesinde doğal renkleriyle bizi mest eden ağaçlarla çalışmaya devam ediyoruz. Ne kadar güzeller, görmelisiniz.

Bu renk cümbüşü içinde, zamanın ruhuna uygun olarak, başka bir konudan bahsetmek olmaz. Renklerle devam etmek istiyorum bugün de müsaadenizle. Hayatımızın her anında ve alanında oldukça güçlü bir şekilde var olan renklerle.

Hayatımızın her alanında derken abartmıyorum, trafikte mesela. Şaşırmadık umarım. Trafikte ani dikkat çekmesi, tepki verilmesi gereken işaretler genellikle kırmızıdır, değil mi? Bir çok kültürde kırmızının tehlike anlamına geldiği düşünülürse bu iyi bir seçimdir. Nörobilimsel açıdan bakınca akıllıca bir tercihtir çünkü beynimizdeki renk görmeden sorumlu hücrelerin çoğu kırmızı renge tepki vermeye yöneliktir. Bu yüzden kırmızı daha çok dikkatimizi çeker ve kırmızı trafik işaretine daha çabuk tepki veririz.

Renkler iştahımızı artırabilir ya da azaltabilir çünkü tat duyumuzu da etkiler. Portakal renginin iştahı arttırdığı bilinmektedir ve genellikle gıda paketleri ve fast food restoranlarında kullanılır. Parlak mavi rengi, o renkte doğal besinler olmadığı için iğrenme ve iştah kaybını tetikler. Bu gizli, genellikle farkında olmadığımız renk beklentileri, yiyecek veya içeceklere verdiğimiz tepkileri değiştirebilir.

Renkler sadece nesnelerle değil, kişilerle ilişkimizi de etkileyebilir. Bir kişinin kıyafetlerinin rengi, onunla ilişkilendirdiğimiz özellikleri, o kişinin karakteri hakkında ne düşündüğümüzü etkileyebilir. Genellikle siyah güç ve otorite ile ilişkilendirilir. Siyah doktora cübbeleri entelektüel gücü, karatedeki siyah kuşak fiziksel ve zihinsel gücü simgeler. Şunu söylemeden geçmeyeyim, tabii ki bu ilişkilendirme içinde büyüdüğümüz kültürle sıkı sıkıya bağlantılıdır ve bağlamına göre son derece değişken olabilir.

Soğuğun kendisini iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde hepimiz fark etmişizdir, renkler sıcaklık algımızı da etkiler. Kendimizi sıcak mı yoksa soğuk mu hissettiğimiz, ortamın renk tonuna bağlı olabilir. Sıcak renkle boyanmış bir odada sıcaklık, soğuk renkli bir odadaki aynı sıcaklıktan daha yüksek hissedilir. Renk-sıcaklık ilişkisi şaşırtıcı değildir aslında. Bir çoğumuz için mavi, kışı, buzu, suyu, tazeliği, yağmuru, rüzgarı temsil eder. Kırmızı veya sarı gibi sıcak renkler, zihninde ateş, güneş ve yaz gibi görüntüler üretir. Renklerin ‘sıcak’ ve ‘soğuk’ şeklinde sınıflandırılması boşuna değil.

Renkler kararlarımızı da etkiler. Market rafından bir ürünü sepete atmamızdaki tek etken fiyatı ya da markası olmayabilir. Renkler insanın duygularını harekete geçiriyorsa ve beynimiz karar verirken büyük ölçüde duygu ve hislere güveniyorsa, bu duyguları etkileyen renkler karar mekanizmamız üzerinde epey bir güç sahibi demektir.

Renklerin çalışma performansımız üzerindeki etkisini inceleyen bir çalışmaya göre sınava girmeden önce kırmızı boyalı bir odada beklemek zorunda kalan öğrencilerin test sonuçları önemli ölçüde daha düşük oldu. Araştırmacıya göre bunun nedeni kırmızının tehlike ve başarısızlıkla ilişkilendirilmesi idi, sınavlardaki hataların genellikle kırmızı ile işaretlendiğini hatırlayalım burada. Kırmızı görmenin performans bozukluğuna yol açtığına bir diğer örnekte spor karşılaşmalarında gözlendi. Rakipleri kırmızı giyen takımlar, rakiplerinin mavi giydiği zamana göre daha fazla mağlup oldu.

Kırmızı giyen sporcular açısından bakıldığında ise bu durum olumludur. Çünkü kırmızı ve turuncu gibi sıcak renkler, hayatta kalma modunu etkinleştirir, hızı ve gücü arttırır. Ancak sabrı ve yaratıcılığı azaltır. Mavi gibi soğuk renklerin ise zıt sakinleştirici etkileri var gibi görünüyor. Rahatlatıcıdırlar ve yaratıcılığı geliştirirler. Tren istasyonlarına veya sokaklara mavi renkli ışıklar takmak suç oranını bile azaltabilir.

Kırmızının potansiyel tehlikeyle başa çıkmak için bir hayatta kalma tepkisi başlatma özelliği zaman algımızı da etkiler. Gergin ve tedbirli olduğunuz bir durumu hatırlayın, zaman hiç akmadı değil mi? Sanki sonsuza dek kalacaktı o an. Bu nasıl faydalı olabilir? Bu koşullara bağlıdır. Sınırlı oturma yeri olan yoğun bir restoranda müşterilerin daha hızlı ayrılmasını isteyebilirsiniz. Ancak bir havaalanında yolcuların gecikmeli uçuşlar için bekleme sürelerini daha uzun yerine daha kısa olarak algılamasını sağlamak renk tercihlerinizi etkileyebilir.

Sadece psikolojimizi/duygularımızı değil, renkler bizi fizyolojik olarak da etkiler. Psikolojik olarak tehlikeye hazırlıkla uyumlu olarak, kırmızının fizyolojik uyanıklığı arttırdığı bilinmektedir. Sinir sistemimizi harekete geçirir ve böylece kalp atış hızımızı ve kan dolaşımımızda dolaşan adrenalin miktarını artırır. Bu savaş ya da kaç tepkisidir, daha hızlı tepki vermemizi sağlar. Ayrıca mavi ve yeşil gibi soğuk renklerin daha önce bahsedilen rahatlatıcı etkisi fizyolojik değişikliklere yol açar. Vücudu sakinleştirir ve örneğin solunumu azaltır ve kan basıncını düşürür. Bu nedenle cerrahlar genellikle yeşil veya mavi giyinirler.

Renklerin gücü daha da ileri gidiyor. Daha yakından tanımaya devam etmeliyiz. Sonraki bir, hatta bir kaç yazımı daha renklere ayırmam gerekiyor sanki.

Siz neler yaptınız kışa hazırlanırken? Hangi renkler hayatınıza girdi? Ben kırmızı montumu dolaptan çıkardım, vazoya sıcak renklerden çiçekler koydum, hatta bilgisayarımın ekran görüntüsünü iç açıcı bahar fotoğrafıyla değiştirdim.

Woodsaka atölyesinde fazla bir değişiklik yapmadık, gerek yoktu. Ahşabın binbir tonu zaten sıcacık bir ortam sunuyor bize. Şanslıyız:)

Görüşmek üzere, rengarenk kalın, mutlu kalın.

Fatma Elif

 

Kaynakça:
https://neurofied.com/effects-of-color-on-behavior/
 

Yorum Yazın

Mesajınız kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.