Left Alışverişe Devam Et
Siparişiniz

Alışveris sepetinizde henüz bir ürün yok.

Hediye Verme Sanatı -I-

Hediye Verme Sanatı -I-

Woodsaka’dan merhaba.

Yaz gibi bir kış gününde evde oturmak çok sıkıcı değil mi? Hepimiz pandemi bitse de kendimizi yollara atsak diye bekliyoruz. Bunun en kısa zamanda olmasını diliyoruz hepimiz. Biz Woodsaka ahşap atölyemizde, hijyen kurallarına azami dikkat ederek üretmeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki hem kendimiz, hem de özel günlerde ya da sadece onları özlediğimiz için, salgının bir araya gelmemizi önlediği sevdiklerimiz için online alışveriş yapıyoruz. Kapıya gelen sürpriz bir paketten kim hoşlanmaz ki? Peki ama ne almalıyız? Nasıl almalıyız? Evet, kadim soru: hediye alacağım ama ne alayım?  

Ciddi bir soru bu. Çünkü hediye vermek sanattır. Güzel bir hediye kişinin ruh halini yükseltir, ilişkileri geliştirir, hataları telafi eder. Ya da, sadece ve basitçe sevdiklerimize onlara değer verdiğimizi gösterir. Her ne sebeple olursa olsun, hediye vermek sadece karşımıza çıkan ilk ürünü paketleyip sunmak değildir. Üzerinde düşünülmesi, emek harcanması gereken bir süreçtir.

Psikoloji bilimi hediye verme üzerinde derinlemesine çalışmıştır. Çünkü hediye verme davranışları incelenerek insan davranışlarına dair çok önemli bilgiler elde edilebilir: diğerlerini nasıl gördüğümüz, olaylara ya da eşyalara nasıl değerler atfettiğimiz, karar verme yeteneklerimiz, empati yapabilme becerimiz, vs.

Daniel Farrelly, psikolog, insanın bu yönüne değinir ve “İnsan inanılmaz derecede sosyal bir varlıktır. Tatillerde, doğumgünlerinde, mezuniyetlerde hediye vermek ilişkileri sağlamlaştırmak için büyük bir imkandır” der.

Her ne sebeple olursa olsun hediye vermek dikkatlice düşünülmesi ve ciddiye alınması gereken bir süreçtir. Peki takip edilmesi gereken kurallar mı var? Aslında evet. Tecrübelerime dayanarak temelini oluişturduğum ve internet taramasıyla elde ettiğim bir kaç bilgiyle süslediğim bu kısa “hediye verme rehberi”ni sizinle paylaşmak istedim.

Kural bir: Maddi değeri çok yüksek bir hediyeyi, değeri çok düşük olan bir hediye ile birlikte verme. Weaver, Garcia ve Schwarz’ın 2012'de yayınladığı “Hediye verenin paradoksu” başlıklı araştırmaya göre kaliteli bir hediyenin yanına eklenen daha düşük kalitedeki bir diğer parça ilk hediyenin değerini düşürmektedir. Araştırmaya göre hediye verenler, insanın bütünsel bilgi işleme özelliğini gözden kaçırmakta ve iki hediyeyi birlikte sunarak ortalama değeri düşürmektedirler. Ne kadar çok o kadar iyi mantığnın geri teptiğini belirten araştırmacılar, az ama kaliteli hediye seçiminin daha etkili olacağını vurgulamaktadırlar.

Bu araştırma ilginç bir araştırma, bir sonraki yazımda sırf bu makaleden bahsetmeyi düşünüyorum. Ama şimdi kuralları saymaya devam edeyim.

İkinci kural biraz çelişkili, muhtemelen hediye alınan kişilere ve duruma göre değişir. Hediye kartı sorunu. Hediye kartı vermek kimi durumlarda sevdiklerinizi önemsememek, senin neden hoşlandığını bilmiyorum anlamına gelebilir. Özellikle sizin için değerli olan kimselere hediye alacaksanız, muhakkak neden hoşlanacaklarını anlamaya çalışın. Ancak aynı zamanda, özellikle hediye alacağımız kişiyi iyi tanımıyorsak paramızın gereksiz bir şeye gitmesini, aldığımız hediyenin işe yaramamasını hediye kartları önleyebilir. Nihayetinde nakit para herkes için değerlidir.

Hediyenin kullanışlılığını göz önünde bulundurmak üçüncü kuralımız. Sadece paket açıldığında ele alınıp sonra dolabın dip köşelerinde unutulacak hediyeler vermek istemeyiz. Bu konuda şüphemiz varsa şu basit soruyu kendimize sorup karar verebiliriz: Bu hediye bana gelseydi kullanır mıydım? Cevap evetse, korkmayın, alın:)

Hediyenin dayanıklı olması, uzun süre kullanılanılabilmesi de bir diğer altın kural, senin en iyisini, en kalitelisini kullanmanı istiyorum anlamına gelir.

Size yansıtacak bir hediye seçmek de önemlidir. Bu kural biraz mantık dışı gibi gelebilir, ancak araştırmalara göre “verici odaklı” hediyeler “alıcı odaklı” hediyelerden daha değerli bulundu. Bir araştırmada bir grup denekten iTunes’dan “kendi zevklerine göre seçtikleri, gerçek kişiliklerini ortaya çıkaran” bir şarkı seçmeleri ve maille hediye olarak göndermeleri istendi. Diğer bir gruptan ise “şarkıyı gönderecekleri kişiyi, onun ilgisizi ve zevkini yansıttığını düşündükleri” bir şarkı seçip emaille göndermeleri istendi. Son aşamada şarkıların hediye olarak gönderildiği kişiler, hediyeyi gönderene karşı ne kadar yakın hissettiklerini, hediyeden ne kadar hoşlandıklarını ve keyif aldıklarını ve hediyenin onların tercihlerini ne kadar yansıttığını derecelendirmeleri istendi. Sonuç çarpıcıydı. Kendilerine doğrudan sorulduğunda kendilerini yansıtan hediyeleri tercih edeceklerini söyleyen deneklerin ezici çoğunluğu, gerçekte iş hediye edilen şarkılarla ilgili değerlendirmelerine geldiğinde, hediye edeni yansıtan hediyelerin kişileri birbirine daha çok yaklaştırdığını söylediler.

Karmaşık değil mi? Belki de en kolayı sadece sormaktır: Nasıl bir hediyeden hoşlanırsın? :) Eğer bize yakın birine hediye almayı planlıyorsak onun neye ilgi duyduğunu, neye ihtiyacı olduğunu bir müddet takip etmek, belki laf arasında fark ettirmeden sormak iyi bir strateji olabilir.

Ya da kısaca woodsaka’ya uğrayın:) Ahşap atölyemizde ürettiğimiz el emeği göz nuru mutfak aksesuarları sevdiklerinizin mutfağına, ofis ürünleri çalışma ortamlarına kaliteyi ve zerafeti taşıyacaktır. Zaman geçtikçe rengi güzelleşen ceviz ağacından saklama kutusu, ya da paduk ağacının egzotik havasını taşıyan bir kalem kutusu kimsenin hayır diyemeyeceği bir hediye olacaktır.  

Mutlu bir gün diliyorum.

Fatma Elif

 

---------------------------------------

Kaynaklar: 
https://www.jstor.org/stable/pdf/10.1086/664497.pdf?refreqid=excelsior%3A444e6b28afd377dc067ea0cf1a984e36
https://www.psychologytoday.com/intl/blog/head-games/201911/the-psychology-gift-giving-3-lessons
 

 

 

 

Yorum Yazın

Mesajınız kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.